Turnede nedir ?

Deniz

New member
Turnede Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Üzerine Bir Bakış

Geçtiğimiz günlerde, bir arkadaşımın sahne arkasında yaşadığı deneyimleri dinlerken, turnelerin, sanatçılar için ne kadar karmaşık bir süreç olabileceğini fark ettim. Turne, pek çoğumuz için eğlenceli ve keyifli bir deneyim gibi görünse de, bu süreç içinde sadece sanatçılar değil, turneye katılan ekipler de, bazen çok zorlayıcı koşullara tabii oluyor. Ancak turne, yalnızca lojistik bir mesele değil, toplumsal yapıları, eşitsizlikleri ve normları da içinde barındıran bir süreçtir. Sadece sahneye çıkan sanatçılar değil, turneye katılan herkes, sosyal dinamikler tarafından şekillendirilen bir ortamda var olur. Peki, turnede olmak, sadece sahne arkasındaki işleri halletmekten mi ibaret? Sosyal faktörlerle bağlantısını hiç sorguladınız mı?

Turnede olmanın, özellikle toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerle ilişkili çok sayıda dinamiği vardır. Bu yazıda, turne kavramını toplumsal eşitsizlikler bağlamında irdelemeyi ve hem sanatçılar hem de turne ekibi için bu sürecin ne kadar farklı ve katmanlı olabileceğini analiz etmeyi amaçlıyorum. Gelin, bu deneyimi daha geniş bir perspektiften ele alalım.

Toplumsal Cinsiyet ve Turne Deneyimi

Turne, erkeklerin ve kadınların farklı deneyimler yaşadığı, toplumsal cinsiyetin güçlü bir şekilde işlediği bir süreçtir. Kadın sanatçılar ve kadınlardan oluşan ekipler, hem sahne arkasında hem de sahnede, pek çok farklı baskı ve zorlukla karşılaşabiliyorlar. Bu, fiziksel ve duygusal yüklerin yanı sıra, cinsiyet normlarının getirdiği sınırlamalarla da şekillenen bir deneyimdir.

Birçok kadın sanatçı, turne sürecinde sıkça karşılaştıkları cinsiyetçi söylemler, göz ardı edilme ve yerleşik normlarla yüzleşiyor. Kadınların sahne arkasında ya da sahnede aşırı cinselleştirilmesi ya da fiziksel görünümlerinin daha fazla ön plana çıkartılması, kültürel ve toplumsal baskıların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Kadın sanatçılar, kendi yetenekleri ve başarılarıyla ön plana çıkmanın yanı sıra, görünüşlerinin de sürekli değerlendirilmesiyle mücadele ediyorlar. Bunu, kadınların genellikle sosyal yaşamlarında karşılaştığı "görünürlük" sorunu olarak değerlendirebiliriz. Turne, kadınları bu konuda daha da yalnızlaştıran bir alan olabilir.

Ayrıca, kadınların sıklıkla toplumsal cinsiyet rollerine uygun biçimde "nazik" ve "şefkatli" olmaları beklenir. Bu, kadın sanatçıların turne süreçlerinde, sahne arkasındaki erkek çalışanlardan ya da diğer sanatçılardan farklı bir şekilde yönetilmeleri ya da beklenilen tavırları sergilemeleri gerektiği anlamına gelebilir. Kadın sanatçılar, aynı zamanda turne boyunca sıklıkla "duygusal yük taşıyıcı" rolüne de itilmiş olabilirler.

Irk ve Turne: Bir Ayrımcılık ve Eşitsizlik Kaynağı

Irk, turne deneyimini daha da katmanlı hale getiren bir diğer toplumsal faktördür. Özellikle çeşitli etnik kökenlerden gelen sanatçılar, daha fazla ayrımcılık ve eşitsizliğe maruz kalabilirler. Bu durum, sahneye çıkma fırsatlarından, işbirliği yapma olanaklarına kadar pek çok farklı alanda kendini gösterebilir. Beyaz sanatçılar, genellikle turne sürecinde daha fazla fırsata ve ayrıcalığa sahip olabilirken, farklı ırklara sahip sanatçılar, sahnede ve sahne arkasında daha az görünür olabiliyorlar.

Birçok araştırma, sanat endüstrisindeki ırkçı uygulamaların, turne gibi dinamik süreçlerde de sıkça karşılaşıldığını göstermektedir. Örneğin, bazı sanatçılar sadece kendi etnik kökenlerine göre değerlendirilip iş teklifleri alırken, diğerleri belirli bir etnik grup için yapılan turnelere dahil edilmiyor. Bu tür ayrımcılıklar, turne boyunca daha az destek, daha düşük maaşlar veya daha az tanınma ile sonuçlanabiliyor. Ayrıca, turne boyunca genellikle ırkçı ve stereotipik yorumlarla da karşılaşılabiliyor.

Sınıf ve Turne: Erişilebilirlik ve Çalışma Koşulları

Sınıf, turne deneyiminin bir diğer önemli boyutudur. Sanatçılar arasında, turne deneyiminin nasıl şekilleneceği konusunda büyük sınıfsal farklar bulunur. Zengin ve ünlü sanatçılar, konforlu seyahat koşullarına sahipken, daha düşük gelirli sanatçılar, sıklıkla daha zorlu ve sıkıcı koşullarda seyahat etmek zorunda kalırlar. Sınıf farkı, turnenin her yönünde hissedilen bir ayrım yaratır.

Örneğin, büyük bütçeli bir turnede yer alan sanatçılar, lüks otellerde kalırken, daha küçük çaplı bir turneye katılan sanatçılar, genellikle daha az konforlu ortamlarda konaklamak zorunda kalırlar. Bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik anlamda zorlayıcı olabilir. Aynı zamanda, daha düşük gelirli sanatçılar, sahne arkasındaki teknik ekipten yöneticiye kadar çeşitli görevlere sahip olanlar için daha az ücret alabilirler. İş güvencesi, ücret adaletsizliği ve profesyonel gelişim fırsatları açısından da büyük eşitsizlikler ortaya çıkabilir.

Erkeklerin ve Kadınların Farklı Yaklaşımları: Çözüm Arayışları ve Empatik Bakışlar

Erkekler ve kadınlar, turne gibi ortamlarda sosyal yapıları çok farklı şekillerde deneyimleyebilirler. Erkekler genellikle bu tür eşitsizliklerle karşılaştıklarında, çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyebilirler. Turne boyunca cinsiyet, ırk ve sınıf farklılıklarının ortadan kaldırılması için daha yapısal bir değişim talep edebilirler.

Kadınlar ise, bu sosyal yapılarla daha empatik bir şekilde ilişki kurarak, kendi deneyimlerini daha derinlemesine anlamaya çalışabilirler. Kadın sanatçılar için, genellikle duygusal yük taşıyıcı rolü ve bu eşitsizliklere karşı duydukları empati, toplumsal normların farkındalığını artırmalarını sağlar. Ancak bu durum, bazen kadınların bu eşitsizliklere karşı seslerini yükseltmek yerine, yalnızca "geçici çözüm" arayışlarına yönelmelerine de neden olabilir.

Bu dengeyi kurmak için, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımlarını, kadınların empatik bakış açılarıyla birleştiren daha eşitlikçi bir yaklaşım benimsemek faydalı olabilir.

Sonuç: Turnenin Toplumsal Dinamikleri Üzerine Düşünceler

Turne, sadece bir sanatsal yolculuk değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, eşitsizliklerin ve normların şekillendirdiği bir süreçtir. Cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörler, turne deneyiminin her aşamasında karşımıza çıkabilir. Sosyal yapıları ve toplumsal normları sorgulamak, bu eşitsizliklere karşı duyarlı olmak, daha adil bir kültür endüstrisi yaratmak adına önemli bir adımdır.

Peki, sizce turne süreçlerinde toplumsal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için ne gibi yapısal değişiklikler yapılabilir? Eşitliği sağlamak adına sanat dünyasında atılacak adımlar neler olmalıdır?
 
Üst